Merhaba, FenerTribun.Org Fenerbahçe Taraftar sitesine hoş geldin. Fener Tribun'de Fenerbahçe ile ilgili haberlere ulaşabilir, Değerli fikirlerinizi taraftar forumlarında paylaşabilirsiniz.

Acı Porto şarabından sonra Mustafa filmi yerine AROGones filmi vizyona girdi.

Gönderen: emreunan


FENERBAHÇE - PORTO Maalesef sezon başındaki tahmin ve yorumum doğru çıktı ve CL de gruptan çıkmamayı garantiledik. O zaman “UEFA ya kalmak bile zor olursa büyük başarı” demiştim. Geldiğimiz nokta bu. Porto maçında aslında takım çok kötü oynamadı. Ama şu ana kadar içine düşülen durumun üstüne şanssızlık, beceriksizlik ve hakem de eklenince iyi başlanan maç kabusa döndü. Alex in kaçırdığı, Guiza nın artık klasikleşen vuramayışı vs.vs. Adamların bulduğu gollere bakın birinde Volkan klasiği topu yumruklamak yerine elleyip bırakmak, ardından hatalı bir taçın devamında Servet in ya da Baroş unkileri aratmayacak bir kol böreği golü. Hakem tüm takdir haklarını onlara kullandığı gibi ortada takdir olmayan pozisyonlarda da onların lehine karar verdi. Bunun karşılığı olarak da maçı alan üsküdarı geçtikten sonra Uğur'u atmayarak kendince denge sağlamaya çalıştı. Hakem doğru kararlar da verse böyle abukluklar da yapsa Fener geçen seneki gücünden çok uzakta. Büyük bir revizyon şart. Bence Carlos'la sözleşmeyi yenileMEmek lazım. Alex i de bırakmak lazım artık. Guiza'yı isteyen olursa hemen elden çıkarmak lazım. Alex şu anda Fener'den ayrılan Yusuf konumuna doğru ilerliyor. Haa kalırsa katkı yapmaz mı yapar elbet. Ama alacağı paraya değer mi? Guiza çok iyi topçu ama onun kaçırdıklarını bir yerli oyuncu kaçırsa çoktan ipe çekilmişti. Maçlarda 15 orta yapıp 2-3 tanesini isabetsiz yapınca seyircinin neler yaptığı Ümit Özat, eksiklerine rağmen takımın hücum gücünü artıran ve ileriye taşıyan 2 oyuncudan biri olan Uğur’un her hatasında yapılanları düşününce…. Artık günümüz futbolu oyunun her iki yönünü oynayabilen orta sahalar istiyor. Alex gibi üst düzey yetenekler fizik güçleri eksik olduğunda (ya da Alex gbi sakatlıktan yeni çıktıklarında veya hasta olduklarında) çok etkisiz kalıp takımı eksik bırakabiliyor. Buna Deivid'in berbat oyunu, Josico’nun eli ayağına dolanmasını (nedenini anlayamadım) bir de bazılarının beğenmediği Lugano’nun olmayışını ekleyin üstüne de ilk 10 dk dan sonra etkisiz bir Emre'yi ilave edin işte dün akşamın özeti. Çoğunun beğenmediği Deniz bile olsa şu ana kadar çok daha büyük işler yapardı. Ama bizim yorumcular bazı isimlere takınca takıyor. Daha önce topluluğun geneli tarafından beğenilmeyenler, Lugano, Deivid, Deniz, Selçuk, Ümit Özat hatta Aurelio ve Tuncay şimdi daha iyi anlaşılıyor. Yarın bu Uğur ve Kazım için de böyle olacak. Ama Burak, Maldonado mümkün değil. Aslında bunlardan verim alınabilir ama bu formatta ve Fenerbahçe de değil. Mesela Josico aslında Deniz ayarında bir topçu ama şu an fizik durumu iyi değil. Yaşı da belli yani gelecek vaat etmiyor. Maldonado tekniği çoğundan iyi ama fizik olarak yetersiz, çünkü güney amerikadaki tekniğe dayalı futbola alışkın. Haberlere göre Fener Mevlüt’ü almış. Bence Guiza tipinde bir oyuncu ama Semih kadar olmasa da arkası dönük oynayabilecek bir oyuncu. Tek avantajı Türk statüsünde olması. Devre arasında Dede, Maldonado, Burak, Ali Bilgin, Josico gibi isimler yollanmalı. Sezon başında dediğim gibi sol tarafımız felç. Carlos, Uğur ve Vedersonu toplasan 3 ü 1 kişi ancak ediyor. Ama sol tarafa Gökhan Gönül ayarında biri konursa bunlardan herhangi biriyle etkili olabilir. Şu an eski iyi günlerindeki Appiah tarzı bir oyuncu takıma en az %50 ilave güç sağlardı. Ama öylesini bulmak zor. Özetle Uche-Högh gibi bir ikiliyi İsveç, Danimarka, İtalya, gibi ülkelerden almak lazım. Sol tarafa iyi bir kanat, orta sahaya da Appiah tarzı bir oyuncu ile forvete Atkinson tarzı bir adam bulmak şart. Takım da klasik 4-4-2 oynamalı. Orta sahadaki her adam iki yönlü olmalı. O zaman Alexi 2. Forvet gibi de kullanabiliriz. Büyük bir revizyon şart. Lucescu GS 3 yıllık anlaştı iddiaları var. Bence şu anda Turan Sofuoğlu olsa takımın başında Dede den daha iyi olurdu. Adam bizim milli takımın başında olsa Terimden daha iyi olur ama kulüp takımı çalıştırmak ona göre değil. O iyi bir SEÇİCİ. Çok iyi teknik direktör değil. FENERBAHÇE - BJK Bir derbi klasiği daha. Fenerbahçe son 5 maçtır BJK yi yeniyor. Bazılarının aklında hala 4-3 lük maç var ama üstünden 5 sene geçmiş. Sanal bir ilüzyon yaratmaya çalışıyorlar. Neymiş BJK Fener stadında rahat oynayıp genelde Feneri yeniyormuş. Bu gerçek değil bunu sürekli dillendirenlerin dileği. İstiyorlar ki GS li oyuncuların Kadıköy'e gelirken dizlerinin titrediği gibi Fenerlilerin de BJK maçında dizleri titresin. Ama olmuyor işte. Seba döneminde 2 li maç istatistiklerinde önde olan BJK şu an hem lig hem de toplam maçlarda Fenerbahçe'nin gerisinde. Fenerbahçe'yi yendikleri son maçlar da Ulusoy dönemindeki malum hastaneye götürülen kupa maçları. Maç Fenerbahçe için yine bir çıkış maçıydı. Denizli kendisine yakışmayan bir korkaklıkla önce kontrole alayım sonra Fenerbahçe üstümüze gelince Holosko ile işi bitiririm dedi. Ama onun planına uymayan şey oldu ve Fenerbahçe cesur bir oyunla öne geçti. Sonra Denizlinin kadroya almaması gereken Cisse takımını eksik bıraktı. O ana kadar Fenerbahçenin biraz daha üstün olduğu ve pozisyon vermediği nispeten zevkli maç 2. yarı tam bir kısırlık içinde geçti. 2. yarı hasta hasta oynayan ve kornerden Selçuk'a gol attıran Alex yürümeye başlayınca Dede onu çıkardı. Sonra Deivid' de oyundan düşünce onu da çıkardı. Bazıları Alex' i neden çıkardı diye eleştirdi ama hastaydı, o yüzden çıkardı. Selçuk çok iyi oynadı. Hep yazdım. Hatta Rıdvan Dilmen bazen diyor ya bu sistem ön liberoyu kahraman yapar, işte öyle bir sistem. Çıkan kadro çıkabilecek en doğru kadroydu. Kazım sağ kanatta Deivid de Emre'nin bir türlü oynayamadığı bölgedeydi. Yorulana kadar iyiydi ama daha tam sakatlık sonrası kendini bulamadı çünkü çok top kaybı yapıyor. O geçen yıl ki Deivid için biraz beklememiz gerekecek galiba. Volkan konsantre olduğunda yeteneklerini sahaya yansıtıyor. Seyirciyle muhatap olmadan tüm dikkatiyle oynamalı. Rüştü Euro 2008 de yaptığı hatayı yapıp boşa çıktı Selçuk golü attı. Tecrübesine rağmen yaptığı hatayı Volkan yapsa yerin dibine sokulurdu. Guiza'nın attığı gol mükemmeldi. Ama bir kaçırdığı gol vardı ki kazayla ayağına çarpsa gol olur. Umarım bu golle stresini atmıştır da gollerin arkası gelir. Trabzon maçında verilen bedava penaltıyı kaçırınca 2 puan kaybetti ve şimdi yarış yeniden başladı. Ama GS ısrarla bu yarışta tutulmak isteniyor. Kol börekleri, elle atılan goller, bedava penaltılar ve ofsayt goller derken bu hafta da Hacettepe maçını yöneten özellikle yardımcı hakem baktı ki Hacettepe önce geçti hemen devreye girdi. Maçı ()iç etti. Maç 12 ye hatta yardımcıyla birlikte 13 kişiye 9 kişi oynandı. Ve zor da olsa 13 kişi kazandı. Tebrikler Adnan Polat. Şampiyon olmak istiyorsanız yardımcı hakemleri almanız lazım demişti. Boş konuşmadığı belli oldu. Aziz Yıldırım'ın Mustafa Denizli'ye takımı sen mi şampiyon yaptın ben yaptım demesini, Denizliyi hoca olarak getirmek, Revivo Rapaiç gibi yıldızları transfer etmek, stadı yapmak, futbolcuların paralarını zamanında ödemek olarak değil de başka şeylere bağlamaya çalışan Hınç-al efendi nedense Adnan polat'ın bu yardımcı hakemleri alma konusunda tek laf etmedi. Bekliyoruz... Kutsal ittifak organizasyonunun medya ayağı olmak kolay değil tabii. Bir konu daha: FB-BJK maçında bakıyorsunuz sahada ne bir gerginlik ne bir olay, ne de otoparkta kovalanan oyuncular var. Hatta BJK li yöneticilerin eşleri tribünde rahatça maç izledi ki İnönü'de bu rahatlığı bulamazlar. 1 hafta önce İnönüde Fenerbahçeye topluca ve dakikalarca edilen küfüre rağmen Türkiye'nin en medeni stadında maç bitti ve Aziz Yıldırım Demirören'i öperek yolladı. Demek ki sahada Ricardinho gibi fair playden nasibini almayan sapkın topçular olmayınca sahada da olay olmuyor. Küfür farkı da Fenerbahçe duruşudur. Sahte duruşları olanlara ders olsun. Sanmam ama belki utanırlar... Hit Counter

Yorum Ekleyin

Click to hear an audio file of the anti-spam equation*
2 sayının toplamını yazınız. Rakamları göremiyorsanız, resmin üstüne tıklayarak dinleyebilirsiniz.